Antalya’nın Kültürel Mirası ve Akdeniz Üniversitesi

    Prof. Dr. Havva İŞKAN IŞIK
    Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi
    0

    Akdeniz Üniversitesi bünyesinde hazırlanan bu yeni yayının ilk sayısında, bu bilim yuvasının nasıl bir kültür toprağı üzerinde bulunduğunu ve Antalya’nın kültürel mirası ile ilgili yaptıklarını hafızalarımızda tazelemek istedim.

    Antalya’nın, Üniversitemizin 20 km. kadar kuzeyinde bulunan Karain Mağarası’nda şimdiki bilgilerimizle 500 bin yıl önceye inen tarihi, adeta kesintisiz bir zaman tünelinden günümüze kadar ulaşmıştır. Batıda bugünkü Teke Yarımadası ile örtüşen Lykia, doğuda Pamphylia ve Kilikia’nın başlangıç kısmı, kuzeyde Pisidia, Milyas, Kabalis kültürleri ile kuşatılan Antalya, sahip olduğu bu muazzam zenginliği ile sadece Türkiye’nin değil, Dünya’nın da en özel coğrafyalarından biridir. Sadece binlerce kişiye aynı anda hitap eden dev boyutlu tiyatroları, toprağın altından sanki daha dün yapılmışçasına gün yüzüne çıkarılan heykelleri, sayısız küçük eserde yansılanan insan becerileri ve mimari kalıtların tümünde öne çıkan estetik ve anıtsallık, Antalya’nın arkeolojik dönemlerindeki kültür ve sanatının ne denli yoğun yaşandığının günümüze ulaşan tanıklarıdır. Bu kültürel genler Geç Roma, Doğu Roma (Bizans), Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine de kesintisiz aktarılmıştır.

    Akdeniz Üniversitesi, Antalya’daki ilk günlerinden itibaren bu toprakların kültürel mirasının farkında ve bilincinde olmuştur. 1990 yılından itibaren arka arkaya kurulan Arkeoloji, Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri, Tarih ve Sanat Tarihi bölümleri, yaptıkları kazı ve araştırmalarla tüm dünyada ayrıcalıklı bir bilimsel konuma ulaşmışlardır. Özellikle Lykia Bölgesi’nin arkeolojisini, uzunca bir zamandan beri Akdeniz Üniversite’nin bilim insanları belirlemektedir. Onların Patara, Tlos, Rhodiapolis, Myra, Andriake, Ksanthos ve Phaselis ile Alanya Kalesi’nde yürüttükleri kapsamlı kazılar, bilim camiasının gündemindedir. Ayrıca başta Bey Dağları olmak üzere Antalya çevresinde yürütülen yüzey araştırmaları ile Antalya’nın zor ulaşılabilen bölgelerindeki kültürel mirasın tespitleri yapılarak sit alanı ilan edilmekte ve böylece kayıt ve koruma altına alınmaktadır. Bu bağlamda Üniversitemiz, Türkiye üniversiteleri içinde öncü bir konumdadır.

    Bölgenin kültürel mirasının tespiti, belgelenmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması, Akdeniz Üniversitesi’nin meselesidir. Üniversel olmayı, yani evrensel olmayı hedefleyen Üniversitemizin bu tanımsız değer ve önemdeki çalışmalarının gelişerek devam etmesi, kamu kaynaklarının artırılması yanında Antalya’nın turizm ve sanayi bileşenlerinin de kültür mirasımız için kazanılması ise, ev ödemizdir.

    Akdeniz’den Haber’de, geçmişin kültür ve sanatından, günümüzün kültür ve sanatına kalıcı köprüler kurmak dileğiyle…

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here