Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği Başkanı Atıf Tokar, “Disleksi zihinsel bir yetersizlik değildir. Ancak erken dönemlerde sağlanacak eğitim desteği son derece önemlidir.” dedi.

Ufuk Üniversitesinden yapılan açıklamada, üniversitenin Eğitim Fakültesi ve Fen-Edebiyat Fakültesi tarafından “1-7 Kasım Dünya Disleksi Haftası Farkındalık Paneli” düzenlendi.

Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği Başkanı Atıf Tokar, panelde yaptığı konuşmada, Dünya Sağlık Örgütünün disleksiyi bir hastalık olarak tanımlamadığını, disleksili bireylerin normal ve normalüstü zekaya sahip olduklarını belirterek, “Disleksi zihinsel bir yetersizlik değildir. Ancak çocukların akademik başarılarını doğrudan etkilemesi sebebiyle erken dönemlerde sağlanacak eğitim desteği son derece önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Atıf Tokar, cep telefonlarının disleksi tanısı konan çocukların gelişimlerini olumsuz etkilediğini de kaydederek, aileleri bu konuda uyardı.

Özel Eğitim Uzmanı Selin Yönet ise disleksinin özgül öğrenme güçlüğü çatısı altında bulunduğunu ve “fonolojik farkındalık becerileri, çözümleme becerileri, akıcı okuma becerileri ve okuduğunu anlama becerileri” şeklinde alt başlıklara ayrıldığını aktardı.

Disleksili çocukları sınıf içinde fark etmenin önemine de değinen Yönet, “Bu çocukların erken dönemlerde masa başında didaktik bir çalışmadan ziyade, etkileşime ve iletişime ihtiyaçları oluyor. Disleksili çocuklar sesleri eşleştirmede, heceleri birleştirmede güçlükler yaşamaktadır. Eğitimlerde ulaşılabilir hedefler koymak, başarısızlıkla sonuçlanan öğrenim deneyimleri yaşanmaması için önemlidir.” değerlendirmesini yaptı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here