Tarımsal Artıklar

    Prof. Dr. Murad ÇANAKCI
    Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi
    0

    İnsanların beslenme ve barınma ihtiyaçları için yapılan tarımsal faaliyetler, bitkisel ve hayvansal üretim olmak üzere başlıca iki ana grup altında değerlendirilebilir. Canlı materyalle çalışılan bu üretim şekillerinde, diğer canlılarda olduğu gibi belirli periyotlarda organik artıklar ortaya çıkmaktadır. Kaçınılmaz olan bu artıklar yaşamın idamesi, gelişim ve sürdürülebilir bir faaliyet için canlı materyale ve ilgili üretime yenilenme fırsatı vermektedir. Belirtilen artıklar farklı şekillerde değerlendirilme potansiyeli olan materyallerdir. Bu materyallere bakış açısı, günümüzde doğa ile uyumlu yaşamın ve çevreci yaklaşımların, bir anlamda gelişmişliğin göstergesi olarak görülebilir. Yılın farklı dönemlerinde ortaya çıkan artıklar belirli işlem ya da işlemlerden geçirilerek toprak yapısının iyileştirilmesi, bitki gelişimine katkı sağlaması, peyzaj alanlarına görsellik kazandırılması amacıyla kullanılabilmektedir. Bununla birlikte ısı ve elektrik üretimi için enerji kaynağı, endüstriyel tesislerde hammadde ve farklı alanlarda zemin malzemesi gibi kullanım alanları da söz konusudur. Bu amaçla artıklardan başlıca; malç, kompost, pelet, briket, yonga levha, cips, talaş vb. materyaller elde edilebilmektedir. Belirtilen yöntemler fosil yakıtların kullanımının azaltılması, çevreci ve sürdürülebilir bir üretime katkı sağlaması açısından önemlidir.

    Hayvansal üretim sonucu elde edilen artıkların tarım arazilerinde çiftlik gübresi olarak kullanılması yaygındır.  Uygulanan işlemler ve teknolojiler istenilen düzeyde olmasa da ülkemizdeki hayvansal artıkların bu amaçla değerlendirildiği söylenebilir. Bununla birlikte bu artıklardan biyogaz elde edilerek ısıtma ve elektrik üretimi amacıyla kullanılması söz konusudur. Gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır uygulanan bu yönteme yönelik çalışmalara son yıllarda Türkiye’de rastlanması memnuniyet vericidir.  

    Bitkisel üretimde ise başlıca tarla, sera ve meyve alanlarında yapılan yetiştiricilik sonucu ortaya çıkan artıklar akla gelmektedir. Ülkemizde tarla alanlarındaki artıkların toprağa karıştırıldığı bilinmektedir. Bu uygulamada, bitkisel artıklar yapısal özelliklerine bağlı olarak kolayca ayrışmakta ve toprağın organik madde içeriğini artırmaktadır. Özellikle tahıl üretiminde ortaya çıkan artıkların ise hayvansal işletmelerde yem veya altlık malzemesi olarak kullanımı yaygındır. Bu materyallerden, mantar yetiştiriciliği yapılan tesislerde yetiştirme ortamı olarak kullanılması gibi farklı şekillerde yararlanılması da söz konusudur. Yine artıklardan biyoyakıt eldesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Ayrıca, tarla bitkileri alanlarından çıkan sap, saman vb. biyokütle özelliğindeki materyaller enerji tesislerinde doğrudan yakılarak elektrik üretiminde kullanılabilmektedir. Son yıllardaki anız yakılması konusunda hassasiyetin artmasının tarla bitkileri alanlarındaki organik artıklardan yararlanma oranını artırdığı görülmektedir.

    Sera ve meyve bahçeleri artıkları için ise durum farklıdır. Antalya başta olmak üzere ülkemizin farklı yörelerindeki seralardan, gerek yetiştirme dönemi gerekse hasat sonrası olmak üzere önemli miktarlarda bitkisel artık ortaya çıkmaktadır. Bu artıklar sera dışına çıkarılmakta veya sera içerisinde parçalanarak bertaraf edilmeye çalışılmaktadır. Sera içerisinde toprakla karıştırılan bitkisel artıkların iyi bir şekilde dezenfekte edilmesi gerekir. Sera dışına çıkarılan artıklar ise genellikle kontrolsüz bir şekilde boş alanlarda bekletilmektedir. Çevre kirliliği ile birlikte yangına davetiye çıkaran bu artıklar aynı zamanda hastalık ve zararlılar için de bir yaşam alanı oluşturmaktadır. Antalya’da sera artıklarının değerlendirilmesine yönelik bu konu ile ilgili önceki yıllarda girişimler olmasına rağmen henüz istenilen düzeyde ilerleme sağlanamadığı bilinmektedir. Meyve bahçelerinde, özellikle budama dönemlerinde ortaya çıkan dal ve yapraklar farklı şekillerde değerlendirilerek ekonomiye katkı sağlayacak nitelikteki materyallerdir. Küçük bahçelerdeki dalların bir bölümünün toplanıp evlerde yakacak olarak kullanılması söz konusudur. Ancak işletme ölçekleri büyüdükçe dalların toplanması ve bertaraf edilmesi bir sorun haline gelmektedir. Yaygın uygulamada yakılması önerilse de büyük bir potansiyele sahip artıkların yakılması, hem çevresel hem de ekonomik değere sahip materyallerin değerlendirilememesi açısından tercih edilmemelidir.

    Kentlerde yaşam kalitesinin artışına bağlı olarak park, bahçe ve site alanlarına daha çok önem verilmektedir. Bu alanların bakımı sonucu meyve bahçesinden çıkan artıklara benzer şekilde bitkisel artıklar elde edilmektedir. Belirtilen artıkların toplanması ve bertaraf edilmesi sorununa karşı birçok belediye çözüm arayışına girmiştir.  

    Artıkların sorun olarak görülmesi, çevreye rastgele atılmasının önüne geçecek faaliyetlerin başlaması önemlidir. Bu aşamada öncelikle bertarafına yönelik işlemler gündeme gelmektedir. Bertarafı için çoğunlukla artıklar parçalanarak boyutları küçültülmekte ya da olduğu şekliyle uygun alanlara gömülmeye çalışılmaktadır. Ancak bu yöntem uzun vadede sürdürülebilir bir çözüm gibi görünmemektedir. Ülkemiz için bu konudaki anlayışın değişmeye başladığı söylenebilir. Özellikle yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde yer alan biyokütleden elektrik enerji üretilmesi konusundaki teşvik edici uygulamaların kanunla belirlenmesi bu konudaki farkındalığın artmasına katkıda bulunmaktadır.

    Kısaca söylemek gerekirse tarımsal alanlardan elde edilen organik kökenli artıkların değerlendirilmesi sürdürülebilir bir çevre ve üretim açısından önemlidir. Yenilenebilir enerji kaynağı olmasının yanında bu artıklar, farklı alanlarda ekonomik bir değer olarak kullanılabilecek özellikteki materyallerdir. Önemli bir potansiyele sahip olan ülkemizde, bu potansiyelden yeterince yararlandığımızı söylemek fazla iyimserlik olur. Ancak son dönemlerdeki gelişmelerin olumlu yönde seyrettiğini belirtmek gerekir. Özellikle “Sıfır Atık” terimini daha çok duymaya başladığımız bu günlerde bitkisel artıkların bertaraf edilmesinin yanında ekonomiye kazandırılmasına yönelik çalışmaların değeri artmaktadır.  

    Sonuç olarak, tarım vb. alanlardan çıkan organik kökenli artıklara bir çöp gözü ile değil, değerlendirildiğinde çevre, ekonomi ve topluma çok yönlü fayda sağlayıcı bir materyal gözü ile bakılmasının gerekli olduğu görülmektedir. Burada farklılıklara bağlı olarak yöresel/bölgesel ve uygulanabilir çözüm önerilerinin sunulması önemlidir. Bu aşamada; bölge, materyal ve uygulanacak teknolojik özellikler ile maliyet ve geçerli mevzuat detaylı bir şekilde analiz edilmelidir.

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here