Tercih Sizin…

    Öğr. Gör. Fatma YİĞİT AÇIKGÖZ
    Akdenizden Haber Genel Yayın Yönetmeni, Akdeniz Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü
    0

    “Hayatı insanlar için yaşanılır kılan veya işkenceye dönüştüren kişinin kendi yaptığı seçimlerdir.” (Paul Sartre)

    Hayatımız boyunca milyonlarca tercih yaparız. Hangi okulda okuyacağımız, kimlerle arkadaşlık yapacağımız, eşimiz, işimiz, yaşayacağımız şehir vs. gibi bu tercihler uzar gider. Tercihlerimizin sonuçları kimi zaman bizi anlık kimi zaman ömürlük mutlu ederken kimi zamanda pişman eder.  Ancak insanoğlu, sonucu kendini tatmin etmeyen tercihlerinin sorumluluğunu almayı bir türlü kabullenemez ve çoğu zaman başka bir suçlu arar. Bu suçlu kimi zaman yöneticimiz, kimi zaman arkadaşımız, kimi zaman ailemiz doğrudan muhatap bulamadığımız zaman da kaderin ta kendisidir. Başkalarını veya içinde bulunulan koşulları suçlamak, kendi yaptığımız seçim ya da eylemlerin sorumluluğunu almamak adına başvurulan en kolay yoldur aslında. Olumlu eylemlerimizi sahiplenip, olumsuz sonuçlardan kendimizi muaf tutmak, belki en kolay yol ama insanın kendisine yaptığı en büyük haksızlık da aynı zamanda. Çünkü seçimlerinin sorumluluğunu alamayan kişi harekete geçmek ve hayatının yanlış giden yerlerini düzeltmek yerine başkasını suçlamakla meşgul olduğu için öylece durmakla yetinir. Başarıya ulaşmak isteyen kişi ise hayatı boyunca binlerce tercih yapar sonucu iyi ya da kötü olsun her tercihi onu bir adım ileri taşır. Tercihlerinin sonucu iyiyse zaten herkes tarafından onaylanır, alkışlanır eğer kötüyse de kişi o seçimlerinden dersler çıkarır ve hayatının akışına ona göre yön verir. Hatalarını kabul edip düzeltme yoluna giden kişi yanlış olarak görülen seçimleri sayesinde müthiş bir deneyim sahibi olur. En kalıcı öğrenme de, deneyimleyerek edinilen bilgi değil midir zaten? Başarıları ile ön planda olan insanları, yerlerinde sayan insanlardan ayıran en büyük fark, yılmadan yorulmadan tekrar tekrar denemeleri ve bu süreçteki başarısızlıklardan ders çıkarabilecek olgunluğa sahip olmalarıdır.

    Bu noktada Graham Brown’un çok sevdiğim bir sözüne değinmeden geçemeyeceğim; “Hayat seçimlerle ilgilidir. Bazılarından pişmanlık duyarız bazılarından ise gurur. Bazıları ise sonsuza dek bizimle kalır. Önemli olan şu ki biz olmayı seçtiğimiz şeyiz.” Evet biz olmayı seçtiğimiz şeyiz aslında. En ufak bir sorunda pes edip suçu koşullarda ya da kişilerde arayan biri mi yoksa başarıya giden yolun engebeli olacağını bilip yılmadan yorulmadan yoluna devam eden biri mi?

    İş hayatında, özel hayatımızda ve sosyal hayatımızda yaptığımız tercihler bir yana, bu dünyada yapılan en büyük seçim, iyi insan mı yoksa kötü insan mı olmak istediğimizin kararını vermektir.

    Yeni yıl yeni başlangıçlar ve yeni tercihler demek. Umarım 2019 yılı, tercihlerini iyiliklerden yana kullanan insanların sayısının hızla çoğaldığı bir yıl olur.

    Mutlu yıllar…

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here